8 Şubat 2015 Pazar

İstanbul'la İlk Suşi Denememiz

     Bir aylık mecburi ayrılıktan sonra, sonunda dün sevdicekle kavuştuk. Evde baş başaydık, hasret giderdik, sohbet ettik, yemek yedik, tv izledik...Bu arada o gelmeden önce müzik açtım, kendim playlist yapmaya vakit bulamadım ama sevgili kontesce'nin blogunda öyle güzel bir playlist vardı ki açtım sayfayı oradan çaldı hep :) Yani aynı evde yaşayan çiftler gibiydik. Allah'ım nolur bize de nasip et^^ Şu an hem mutlu, hem hüzünlüyüm anlayacağınız. İkimiz de şu ana kadar suşi yememiştik. Dün yemekten birkaç saat sonra atıştıracak bir şeyler ararken, hadi bir çılgınlık yapalım dedik. Gönül isterdi ki, özel jetimizle Paris'e gidip macaron yiyelim... Ya da Japonya'ya gidip bir yandan anime cennetini gezerken diğer yandan suşileri yuvarlayalım. Ama biz Çin restoranından suşi söyledik. En çılgın halimiz haha :) Vikipedi'ye göre Japon yemeği olan suşi neden hep Çin restoranlarında o kısmı algılayamadık. Yemek sepetinde çin mutfağını seçince de japon mutfağını seçince de çin restoranları açılıyor zaten. Neyse.

     Suşi genel olarak pahalı bir yiyecek. Mesela dün iyi bir yerden yiyelim dedik, balık sonuçta garanti olsun, baktık ki 25 TL den 150 TL'ye kadar tabaklar var. İlk defa deneyecektik, sevmeme ihtimalimiz de vardı. Küçük ve ortalama fiyatlı bir tabak seçtik. İçinde 4 parça California roll, 12 parça da adını hatırlayamadığım başka bir suşi vardı. Ayrıca tabağın içinde iki tane daha minik plastik kase vardı. Birinde kalp şeklinde yeşil bir şey vardı, çok acı gibi kokuyordu, tadına bile bakamadık. Diğer minik tabakta beyaz lahanaya benzer bir şey vardı ama yosun gibi koktuğundan -büyük ihtimalle zaten yosundur- hiç yemeye tenezzül etmedik. 

     İşe önce çubukları tutmayı öğrenmekle başladık. Ben çabuk kaptım ama İstanbul'u biraz çalıştırmam gerekti :DD Bir ben bir İstanbul, tabağımızdaki üç ayrı suşi çeşidini deneyecektik. İnat ettik.




     Şu resimdekiler california roll denenler. İçlerindeki şeyler sebze mi yoksa deniz mahsulü bir şey mi emin değilim ama etrafındakiler havyarmış. Bunu hiç ama hiç beğenmedim. Yine de ikişer tane yedik. Havyarların her biri bütün ağza suşi tadı veriyor, balık yosun karışımı bir tat. Hani yemek yedikten sonra dişin arasında bir şey olur da ısırırsınız ya, havyar kalmış, bir ısırdım kıt diye bütün ağzımı balık tadı yaptı. Çok ilginç. Nasıl kaşık kaşık yiyorlar anlamış değilim. Pahalı diye de saçma sapan şeyler mi yenirmiş aaa! Sevemedim diye bok atıyorum.



     Diğer 12 suşi de bunlara benziyordu ama bazılarının içinde sadece sebze mi meyve mi ne olduğunu anlayamadığım şeylerden, bazılarının içinde de sadece balık vardı. En çok balıklıları yiyebildik. Bakın beğendik diyemiyorum, en rahat yiyebildiğimiz onlardı diyebiliyorum sadece. Ama sanırım suşi de alkol gibi, yedikçe alışıyorsun. Yani rakıyı da ilk içtiğimizde iğrenç gelmişti, bunun için de herkes aynısını diyor. Ama neden suşiyi sevmek için bu kadar kasalım ki? Bilemedim.

    Bir de yanında şu ortadan ikiye kırdığında içinden fal çıkan kağıt kurabiyelerden geldi. Çok hoşumuza gitti. Bir de tabi ki soya sosu. Soya sosu olmadan hiç yiyemezdik sanırım. İstanbul'la ikimiz de altışar tane yedik, sonra kardeşim gelince o da tadına baktı ama o da beğenmedi. Bir de küçük göründüklerine bakmayın, tamamını ağzınıza atmak zorundasınız ve ye ye bitmiyor. Elimizde kola şişesi dayanamadığımız anlarda kafaya diktik ahah :D Anlayamadığım şey ise hani filmlerde fantezi olarak kadınlar vücutlarına suşiler koyuyorlar adamlar da yiyor ya, nasıl oluyor o? Sex and the City'de vardı öyle bir sahne hatırladınız mı? Sarışın taş olan 14 Şubat için sürpriz yapıp kendini suşiyle kaplıyordu ama adam gelmiyordu. Neyse, tadı yosun balık karışımı sonuçta, sonradan İstanbul beni öptüğünde balık mı koktuk ne dedik :D He ama bize engel oldu mu hayır ^^

     Sürekli yeni şeyler denemek istediğimizden önce en merak ettiğimiz şeyle başlayalım dedik. Bir de denemelerimizde birbirimizi videoya çektik. Keşke gizli olmasaydı da yükleseydim, çok komik surat ifadelerimiz var. Kısacası, çok keyifliydi, lezzetli diyemem ama denemeye değer. :))

     

6 yorum:

  1. Çok teşekkür ederim yazında bloğuma yer verdiğin için ^_^ Ne mutlu bana ^_^ Bol müzikli ve aşklı günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek asıl ben teşekkür ederim ^^

      Sil
  2. Ama çok tatlısınıııız :)
    Ben de benimkini noodle yemeye ikna etmeye çalışıyorum ama bana mısın demiyor :D
    Allah sizi hiiiç ayırmasın,musmutlu olun hep. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımm benim güzel dileklerini aynen sana iade ediyorum ^^ Çok teşekkürler hepimiz mutlu olalım inşallah :)) Açken ikna edemesen de atıştırmalık olarak deneme amaçlı diyip ikna edebilirsin. Boğazlarına düşkün oldukları için :D

      Sil
  3. Samantha yapiyordu sanırım :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...