23 Temmuz 2017 Pazar

Tel Taktırmaktan Korkma! Porselen Braketlerimle 5. Aya Girdik

18 Mart 2017'de taktırmış olduğum porselen braketlerimle 4. ayımı bitirdim. Tel taktırmak isteyip de cesaret edemeyenlere, porselen braket taktırmayı düşünüp de internette yazılan "sararıyor, iğrenç oluyor" tarzı gerçek dışı yorumlardan korkup taktıramayanlara özel bir yazı olsun bu.

Arkadaşlar öncelikle, 4. ayımı bitirmeme rağmen tel tedavisi bittiğinde üzülen, tellerini çok seven ve çıkarmak istemeyen insanları hala anlayamadığımı söylemek istiyorum. Her ne kadar ısrarla "TEL TAKTIRMAKTAN KORKMA" desem de, kolay bir süreç olmadığını ama alışılabilir bir süreç olduğunu söylemeliyim.


Ben tel taktırmadan önce çok korkmuş ve çekinmiştim. 25 yaşındayım, mesleğe yeni başladım, sevgilim var, arkadaş çevrem var... Ya kötü görünürse, özgüvenimi kaybedersem, duruşmalarda konuşurken herkes ağzıma bakarsa diye korktuğumdan metal tel taktırmayı aklımdan bile geçirmedim. İyi ki de geçirmemişim. Porselen tellerin benim durumumda metal telden aşağı kalır bir yanı yok. Bir sürü doktor araştırdıktan, birden fazla ortodontistle görüştükten ve muayene olduktan sonra mükemmel bir doktor buldum ve tedavime başladık.  İlk günlerde katı yemek yiyemeyeceğim kadar fazla ağrım oldu.  Bu ağrı biraz çürük ağrısına benziyor, ısıramıyorsunuz çünkü diş zonkluyor. Sürekli çorba içiyordum, haşlanmış patatesi bile dikkatli yiyordum. Ama iki hafta sonra normal düzenime döndüm. Ayda bir teli sıktıkça tedavi günü biraz ağrı olabiliyor ama ertesi gün yine azalıyor. Tel tedavisinde bence en zoru şu; dişler sürekli olarak ağrımıyor ama her gün tel tarafından zorlandıklarından ve siz gözle görmeseniz de hareket ettiklerinden, ağrı günler geçtikçe yer değiştirerek sürekli devam ediyor. Ama bir besini ısırdığınızda ya da dilinizle dişlerinizi kontrol ettiğinizde hissettiğiniz bir ağrı bu. Yani durduğunuz yerde ağrı yok. Bu nedenle kesinlikle katlanılabilir olduğunu söyleyebilirim. Bir süre sonra sizin bir parçanız oluyor ve hiç ağrı hissetmemeye başlıyorsunuz. Normal hayatınıza devam ediyorsunuz.

Benim dişlerimdeki çarpıklık türü dolayısıyla önce üst dişlerime tel takıldı, iki seans sonra alt dişlerime takıldı. Nedense alt dişlerime tel takıldıktan sonra belli belirsiz bir pelteklik oldu. Sevdiklerim saolsunlar küçük şakalarla bana destek olarak bu dönemi üzülmeden atlatmamı sağladılar ve bir ay sonra pelteklik tamamen kayboldu. Ama bu çoğu insanda olmuyor, hatta doktorum baya şaşırdı. O yüzden büyük ihtimalle sizde de olmayacak. Bu arada tedavinizin süresi de tamamen dişlerinizin ve çenenizin problemi ile alakalı olarak değişiyor. Benim problemim 1-1.5 senede düzelebilir bir problemken kuzenim 4 yıl tel taktı. Sizin tedavinizin ne kadar süreceğini doktorunuz muayene ettikten sonra tahminen söyleyebiliyor.

Tedaviye başlamadan önce diş temizliği yaptırmanız gerekiyor. Yirmilik dişleriniz eğer tedavi için gerekliyse çekiliyor, gerekli değilse yirmiliklerinizin durumuna göre karar vermeniz gerekiyor. Benim durumumda ortodontik tedavimi etkilemedikleri için çekilmeleri zorunlu değildi ama çürümeye başladıkları için doktorum çekilmelerini önerdi. Birini çektirdim ama tellerin ağrısıyla yemek yemenin ne kadar zor olduğunu fark edince diğerlerini tedavi bittikten sonra çektirmeye karar verdim. Çünkü ağrınız artınca yemeği sadece yirmilikleriniz yardımıyla ısırabiliyorsunuz. Ama sizin tedaviniz için çenenizde yer açılması gerekiyorsa hem yirmilikleri hem de sağlıklı 2-4 dişinizi çekmeleri gerekebilir. Tamamen kişinin durumuna göre değişiyor.

Sizleri rahatsız etmemek adına bulabildiğim en estetik fotoğrafları buldum. İlk fotoğrafta metal braketler var.


Aşağıda da, benimkilerin ilk takıldığında nasıl göründüğünü görebilirsiniz.


Ortasından geçen tel metal olduğundan belli oluyor tabi ki...Telleri ilk taktırdığımda görüntü aynen yukarıdaki gibiydi. Seanslar ilerledikçe ortadan geçen tel çok az kalınlaşıyor. Gördüğünüz porselen -seramik de deniyor- her bir braketin etrafından küçücük bir lastik geçiyor. O lastikler ortadan geçen teli zorlayarak dişlerin hareket etmesini sağlıyor, yani baya önemli. Ama lastiklerin kötü tarafı çay, kahve, sigara, şarap, köri sosu gibi renk veren ürünlerden oldukça fazla etkileniyor ve sararıyor olması. Ben ilk ay bu sararmayı yaşamamak için hiç çay, kahve, şarap vs. içmedim, yediğim besinlere bile dikkat ettim. O lastikler her seansta yani yaklaşık ayda bir yenileniyor ve tertemiz lastikler takılıyor. Çok fazla çay-kahve-sigara tüketmediğiniz sürece lastikleriniz sararsa da braketleriniz kolay kolay sararmıyor. Ama lastikler sarardığı zaman braketi de dişi de sarı gösteriyor. Peki ben buna nasıl çözüm buldum? Bir sene boyunca kahve içmeyecek halim yoktu tabi ki. Dişlerin hareket etme süreci hızlansın diye ikinci randevumuzda doktorum lastik telleri çıkarıp, beraketlerin etrafını incecik metal bir telle çevirdi. Yani ince metal lastik gibi düşünün. İnce teller ortadan geçen teli lastiğe göre daha çok zorladığı için diş tedavisi daha kısa sürüyor. Görüntü olarak lastiğe göre bir tık daha fazla belli olsa da çok yakın durmadığınız sürece belli olmuyor. Üstelik sararmadıkları için de çayınızı kahvenizi -abartmamak şartıyla- içebiliyorsunuz. Ben doktorumdan hem kahve içebilmek hem de tedavi süresini kısaltmak adına bundan sonra bütün braketlere lastik değil ince tel geçirmesini rica ettim. Artık her seansta o telleri daha da sıkıp ağrıları göze alarak tedavimi hızlandırabiliyorum. Dolayısıyla sararma sorununu da çözmüş oluyorum. Peki sadece az kahve içmek yetiyor mu?

Tabi ki dişlerin temizliğine özen göstermek çok çok önemli. Öncelikle, ortodontik diş fırçası alıyorsunuz. Ben doktorumun önerisiyle, hem evde durması hem de yanımda taşıyabilmem için iki tane Curaprox Ortho diş fırçası aldım. Öyle pahalı da değil 22 TL'ydi. Aşağıdaki resme bakarsak;

Özellikle "Ortho" olanını almak önemli çünkü resimde de gördüğünüz üzere fırçasının ortasındaki kıllar daha kısa, dolayısıyla hafif bir boşluk oluşuyor ve tel kısmı oraya denk geliyor. 45 derecelik açıyla tel dışında kalan kısımları da düzgünce fırçalayabiliyoruz. He normal fırçayla fırçalanmaz mı? Tabi ki fırçalanır. Ama braketleri zorlamamak açısından yumuşak kıllı bir fırça alın.

Dişleri hem sabah hem akşam kesinlikle fırçalamanız gerektiğini söylememe gerek yoktur heralde. Bunun dışında gün içinde de kesinlikle bir kere fırçalamanız gerekiyor. Zaten yemek yedikten sonra braketlere takılmış olan besinler olabildiği için, bazen bir kaşık bir şey yediniz diye diş fırçalamak zorunda kalabiliyorsunuz. Benim rekorum şu an günde en az 2, en fazla 5 kere. Diş macununa gelirsek, metal braket kullanıyorsanız çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Ama diş etlerine iyi gelen bir macun tercih etmenizi öneririm. Çünkü doktorumun dediğine göre dişler yeterince temizlenmezse diş eti çekilmesi olabiliyormuş ve diş etleri iltihaplanabiliyormuş. O yüzden temizlik çok önemli. Bu tel taktırsak da taktırmasak da böyle. Bu yüzden temizliği diş etlerine iyi gelen bir macunla da destekleyebilirsiniz. Ama ben şu ana kadar hiiiç böyle bir problem yaşamadım. Korkulacak bir şey yok. 

Porselen braket kullananlar için ise; ben devamlı olarak beyazlatıcı diş macunu kullanıyorum. Doktorum bunun çok fark yaratmayacağını söyleyip Listerine'in beyaz şişeli olan beyazlatıcı gargarasını kullanmamı önerdi. Ama ben beyazlatıcı gargara işe yarayabiliyorsa beyazlatıcı diş macununun da az da olsa etkisi olur mantığıyla şu ana kadar hep beyazlatıcı diş macunu ile beyazlatıcı gargarayı birlikte kullandım. Açıkçası braketlerimin rengi gayet güzel, sararma yok. O yüzden böyle devam edeceğim. Tecrübelerimden yola çıkarak Sensodyne True White baya iyi. Şu an Colgate'in kırmızı tüplü Optik Beyaz olanını kullanıyorum ama çok iyi olduğunu söyleyemem. Sıradaki denemem Signal White Now olacak bakalım o nasıl... 

Ortodontik tedavi devam ederken, dişlerinizin üzerinden tel geçtiği için ortodontik diş fırçalarının bile erişemediği yerler oluyor. Onun için de arayüz fırçası var. Mümkünse her gün yatmadan braketlerin arasını temizlememiz gerekiyor. Değişik ölçülerde olan ara yüz fırçaları var ama ortodontik tedavide 0.5 mm - 1.5 mm arası uygun oluyor sanırım. Yani şöyle bir şey, markası önemli değil, ben eczanede aşağıdaki G.U.M markasını bulduğum için bundan almıştım;



Dışarı çıkarken çantamda her zaman ortodontik diş fırçam, küçük ara yüz fırçam ve küçük boy bir diş macunu kesinlikle oluyor. Bir de ayna tabi ki. :D Dışarıda yemek yedikten sonra telefonda bir şeye gülüyor gibi yapıp ön kameraya pişmiş kelle gibi sırıtıyorum. :D

Metal braket mi porselen braket mi derseniz, metal braketler dişe daha güçlü bir şekilde tutunuyor. Mesela benim alt arka dişlerimden birinden (Çok şükür alt arka :D), dişimin şekli dolayısıyla braket sürekli kopuyordu. Tel tuttuğu için braket düşmüyor, dişin üzerinde duruyor ama yine de o diş açısından zorlanma olmadığından geri yapıştırana kadar tedavi devam etmiyordu, mecburen metal braket taktık ve metal asla düşmedi. Tabi metal braketler daha güçlü olduğundan dişi daha fazla zorluyor ve tedavi süreniz metal braket ile daha kısa oluyor. Mesela ben metal braket takarsam tedavi sürem 12-15 ay arası, porselen braket takarsam tedavi sürem 15-18 ay arası olacaktı. Ben bu fedakarlığı yaptım. Sizin tamamen kendi tercihiniz. 

Ben porselen braketi seçiyorum. Ama henüz okulunuz devam ediyorsa, karşı cinsin ya da arkadaşlarınızın sizi yargılayacağından korkmayacak kadar özgüvenli tatlış bir insansanız kesinlikle metal tel taktırın. Çünkü hem bakımı daha kolay, hem tedavi süresi daha kısa, hem tedavi daha ucuz. Ama ben yaşım ve mesleğim dolayısıyla metal braket tercih etmedim. Zerre kadar da pişman değilim. :D Bu arada porselen braket düşünüyorsanız illa ki "lingual tedavi" ve invisalign" ile karşılaşmışsınızdır. "Lingual tedavi" dediğiniz metal braketlerin dişlerin ön kısmına değil arka kısmına takıldığı tedavi. Dili yara yapması, konuşmada peltekliğe sebep olması ve aşırı pahalı olması sebepleriyle pek tercih edilmiyor. Yanlış hatırlamıyorsam 15-20 bin civarındaydı. "Invisalign" da diş tedavisi bittikten sonra gece yatarken dişlerinize takmanız için verilen şeffaf plaklara benzer plaklarla yapılan bir tedavi. Ama o plaklardan çok daha farklı. Siz invisalign ile tedavi olmaya karar verirseniz o plakları günün en az 18 saati takmanız gerekiyor. Dişlerinizin düzelme evresine göre sizin için onlarca plak özel bir cihaz ile üretiliyor ve birkaç ayda bir yeni plağa geçiyorsunuz. Tedavi ücreti 20-25 bin arasında değişiyor. Siz de benim gibi tel taktırmaktan korkup, olmadı lingual ya da invisalign taktırırım diyorsanız bilginiz olsun diye bunu da belirtmek istedim. Lingual şu;


Invisalign da şu;



Doktorumun kliniği Osmanbey/Şişli'de çok güzel bir klinik. 4 ay önce ben gittiğimde metal braketlerle tedavi ücreti 5000 TL, porselen braketlerle tedavi ücreti 6000 TL'di.  Malzeme ücreti, işlemin yapılması, her ay gittiğiniz kontroller ve tedavi sonrası yapılması gereken işlemlerin tamamı bu ücretin içinde. İster kredi kartıyla ister nakit ödeyebiliyorsunuz. Hatta nakit ödemede o kadar anlayışlı ve tatlı davranıyor ki, benim ödememi toplamda 12 aya böldü, paranız yetişmezse sonraki ay tamamlayabiliyorsunuz... Anlayacağınız dünya tatlısı, gözüm kapalı öneririm. 

Ben kişisel blog yazıyorum, sadece kendi tecrübelerimi aktarıyorum. Bu bir reklam yazısı kesinlikle değil...Kendisinin benim blogumdan ve kendisini önerdiğimden bile haberi yok :D Ama tedaviye başlamak isteyenler için araştırabilmeleri adına doktorumun ismi Dr. Tuygun Gençoğlan. Tel tedavisine karar verme sürecinin ne kadar korkutucu olduğunu ve güvenilir birini bulmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. Bu arada, doktor arayışında kendisine muayene olup diş ve çene yapınıza göre tedavinin ne kadar süreceğini ve ne kadara mal olacağını kendisinden öğrenebilirsiniz. Bu ilk muayenemde benden hiç bir ücret talep etmemişlerdi. Ama doktor ararken gittiğim doktorlardan muayene ücreti isteyenler olmuştu. O yüzden diğer doktorlardan randevu alırken "Ortodontik tedaviye başlamak istediğimden bilgi almak için muayeneye gelmek istiyorum ama ücreti nedir?" diye kesinlikle sorun. Bana 50 TL diyen de 200 TL diyen de olmuştu...En kötüsü de siz sormadan söylemiyorlar. Düşünsenize 5 dklık muayene sonunda 200 TL istediklerini...

Benim 4 aylık porselen braket maceram şimdilik bu şekilde devam ediyor... Umarım yazı ile tedaviye başlamak isteyenlere yardımcı olabilmişimdir... Eğer sorularınız varsa aşağıda yorum bölümünden ya da strawberryy.fieldss@gmail.com adresimden sorabilirsiniz. Seve seve cevaplarım. Mutlu günler...

3 yorum:

  1. Bana kızacaksın muhtemelen ama 2007 Ağustos- 2009 Aralık tarihleri arasında ortodonti tedavisi gören, buna gönüllü olan ve hala tel takan insanlara aşırı sempati duyan biri olarak, yine takman gerekiyor deseler SEVE SEVE TEL TAKARIM.

    Süreç ile ilgili olarak söyleyebileceğim şey, ben yaz sıcağında 10 gün kadar sanıyorum püre ve çorbayla beslenmiştim, tellerim çıktıktan sonra da iki hafta diş fırçalama konusunda zorlanmıştım diş eti hassasiyetinden. Ha bu arada diş fırçalamak demişken, ben ne yesem dişimi fırçalardım lisede olduğumdan o zamanlar, fırçalama işi kolay oluyordu tabii.

    Geçmişler olsun, çıkardığında tüm sürece değecek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmasam delirirdim,

      Haha yok be niye kızayım :D çok teşekkür ederim inşallah :)) sadece anlayamıyorum çünkü daha beş dk önce çatal bıçakla pizza yemeye çalışırken braketime domates takıldı ve o kadar uğraştırdı ki beni :D yani hiçbir şey düşünmeden bir adana dürüm ısırmak, bir big mac yemek, közde mısır yemek.. dişime bişey takılmış mıdır diye düşünmeden gülümsemek.. şu an mesela azı dişlerm birbirine değmemeye başladı yine.. yani nasıl sevebiliriiiiiiim ahahah :D

      Sil
    2. Ben hala arka tellerimden dolayı mısır yiyemiyorum :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...