6 Eylül 2019 Cuma

Çünkü Hayattaki Tek Eksigim Kuduz Aşısı Olup Sisli Etfale Kusmaktı

Merhaba!

Blog aracılığıyla tanıştığım bir arkadaşımla mailleşirken yazı yazıp son zamanlarda yaşadığım saçmalıkları anlatasım geldi.

Paris'le kahve içmiş eve dönüyorken sokakta daha önce görmediğimiz bir kedi gördük. Bizim kedilerden biri ona saldırmaya çalıştığı için korkmuştu. Bizim kediyi uzaklaştırdıktan sonra seveyim dedim, sadece kafasını okşamak istemiştim. Elime patisiyle hızlıca vurdu ama patisi de o kadar yumuşaktı ki hiç anlamadım. Bir baktım ki bildiğin kanamış. İnsanların yine mi kedi sevmeye çalıştın sonunda kuduz olacaksın falan demesiyle neden bu ihtimali hiç düşünmediğimi düşündüm. Google'a yazmamla hastaneyi aramam bir oldu zaten. Meğer kuduzun tedavisi yokmuş ve yakalandığın zaman aşılı değilsen kesinlikle öldürüyormuş. Uğradığın yaralanmadan sonra gerekli dozda aşıyı olursan da aynı şekilde koruyormuş. Ama maalesef ki özel hastaneler bu aşıyı yapmıyormuş. Bana en yakın devlet hastanesi ise Şişli Etfal'di. İstanbullular bilir ki Şişli Etfal bir cehennemdir. Yine de, ilk aşı deneyimim o kadar kötü değildi. Doktor çok ilgili, hemşire çok eli hafif, süreç de hızlı olunca hiçbir problem yaşamadım. Sonraki dozlarım 30 Ağustos, 3 Eylül ve 10 Eylül'de yapılacaktı. 


30 Ağustos'ta aşı merkezi kapalı olduğundan acil bölümüne gittim. Ama aç gittim. Siz siz olun aşı olmaya tok gidin. Oradaki hemşire de saolsun o kadar hızlı bir şekilde iğneyi sokup enjekte etti ki canım yandı ve iğne hassasiyetim geri geldi. Yani her iğne olduğumda gelen göz kararması ve bayılma. Aç olmamın da etkisi olsa da kendimi tanıyordum ve o his geri gelmişti. Acil bölümünden çıkıp yukarı doğru yürürken gözlerim kararmaya başladı. Her ne kadar normal davranmaya, derin nefes almaya çalışsam da düzelmedi ve son bir çabayla yanından geçtiğim bir banka oturdum. Resmi tatil olduğundan hastane bomboştu. Ben oturunca gözlerim daha fazla karardı ve birkaç saniye sonra hiçbir şey göremez hale geldim. Saniyeler geçtikçe kulaklarım da tıkanmaya ve tüm vücudum kasılmaya başlamıştı. Bayılmama birkaç saniye kala aklıma dizlerime kapanmak geldi. Gerçekten de oturduğum yerde başımı dizlerime koyduğum an görme yetim geri gelmeye başladı. Ama görme yetimle birlikte başka bir şey daha geliyordu. İnanılmaz bir mide bulantısı! Sadece birkaç saniye içinde yere kusmaya başladım. 3 postadan sonra kendime geldim. Doğruca geri acile gidip elimi yüzümü yıkadım, ağzımı çalkaladım. Sonra doooğru hemşireye. Hem aşının etkisi açısından sorun olup olmayacağını sordum hem de bir güzel payladım. Sonuçta o kadar acı verici şekilde iğne yapmak zorunda değildi. Kolumun gergin olmadığından emin olmalı ve aşıyı yavaşça enjekte etmeliydi. Beni çok sallamadı.

Neyse ki o gün İstanbulumla masaj randevumuz vardı da biraz rahatlayıp kendime geldim...

Ama 3 Eylül'deki aşı sonrası maceralarım daha da sinir bozucu olacaktı..

5 yorum:

  1. Çok geçmiş olsun, Allah beterinden korusun diyelim. Bazı sağlık çalışanlarının sallamama gibi bir huyu var maalesef..

    YanıtlaSil
  2. Telaşınızı yazınızı okurken resmen hissetim. Çok geçmiş olsun...

    YanıtlaSil
  3. Arkadaşlarınıza isim vermeniz, çok hoşuma gitti.

    YanıtlaSil
  4. Çok çok geçmiş olsun kuduz aşısı cidden sıkıntı olabiliyor. Ben de stajdayken işi gücü bırakıp biraz küçük sokak köpekleriyle oynadığımda başıma gelmişti bir benzeri. Ben de kuduzun yanında bir de tetanoz aşısı da yapmışlardı kendime gelememiştim bir süre hatta iki kolumu da kullanamıyordum en son ağrıdan. Aşının tekrarında aynı sorun olmamıştı ama kimin yaptığı gerçekten fark ediyor bu konuda.

    YanıtlaSil
  5. Geçmiş olsun Moira. Hayatta her an her şey olabiliyor maalesef. Allah bir daha yaşatmasın

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...