Bana bir daha "zayıfsın, ayy sen ne kadar zayıflamışsın, solgunsun" diyen olursa o tartıyı kafasına atacağım. Çocukluğumdan beri "hasta gibi, kemik torbası, çok zayıf, kemikleri sayılıyor" betimlemelerinden o kadar sıkıldım ki...yedim. Arkadaşlarımın yanında en çok yemek yiyen ben oldum. Hatta "Moira yeter mi o sana, Moira yer yer sen doldur tabağı" falan dediler. İstanbul'la nerede ne yeriz araştırmaları, haydi yeni bir yerde yemek yiyelim buluşmalarımız var. Artık midem o kadar büyüdü ki, normal insanların yedikleriyle doymuyorum.
1.69 boya 55 kiloyum. Aslında dışarıdan süper işte, normal gibi görünebilir. Ama ben kendi genetiğimi biliyorum. Zayıfsın diyenlere de o yüzden kızıyorum zaten. Ananem 116 kilo ve ne kadar zayıfladım ahaha diyerek mutlu oluyor. Annem gençliğinde benim yaşımda 45 kilo olmasına rağmen şu an 70 kiloyu aşmış durumda. Ve biz armut tip vücuda sahibiz. Yani üst kısımlarımız zayıf kalsa da her zaman ayvadan karpuza göbek yapma kapasitesi var ve ne yersek popoya gidiyor, basene gidiyor. Selülitleri gördükçe oha bu bacaklar bu popo benim mi diyorum. Hep manken gibiyken şimdi bikini giyince selülitler görünecek diye düşünüyorum.
Her gün yoga ve egzersiz yapıyorum. Her zorlandığım squat kalkışında bana zayıfsın diyenlere saydırıyorum içimden. Akşamları cips yerken suçlu hissetmek nedir daha yeni öğrendim :'((((( Yağı biraz azaltsam mı, bu latte baya şekerli sanki...
Hala iş bulamadım, aslında en son yaşadığım hayal kırıklığından sonra iş bakmaya cesaret de edemedim. Evde olmak, rahat olmak yavaş yavaş sevdiğim bir şey haline geldi ve beni resmen ele geçirdi. Hayatım boyunca çok çalıştım, çok uğraştım. Şu an resmen ev hanımı gibiyim. Annem çalışıyor, yoruluyor diye evin temizliğini ve yemeği tamamen devraldım. Spor ve meditasyon yapıyorum, dizi ve film izliyorum. Hala hayallerim var, hala mesleğimi yapmak istiyorum. Ama şu anki durumumdan da baya rahatım. Keşke babamın parası olsaydı da biraz da içim rahat olsaydı ama içim hiç rahat değil. Artık çalışmak ve para kazanmak zorundayım ki tatile gidebileyim. Annemi konsere bile götüremedim... Gerçekten çok üzüldüm.
Bundan sonrası kısmet diyorum. Hayatın getirdikleriyle doğal bir şekilde mücadele edeceğim artık. Ve hayat çok kirli oynamadığı sürece ben de mücadeleme mutlu bir şekilde devam edeceğim. Hayatın aslında bu mücadelelerle dolu olduğunun bilincinde olacağım. Çünkü hayat inanılmaz güzel anlarla dolu, İstanbul'un dizine yattığım an hissettiklerim gibi. İstanbul'un elini sıkıca tutup, aileme en mutlu yüzümü döneceğim. En önemlisi de aynada en güçlü yüzümü göreceğim.
